Birazdan düğün başlayacak.
Gelin, gelinliğini giymiş hazır bekliyor.
Straplez bir gelinlik, göğsünden karnına kadar kocamaaaan 2 tane çiçek var önünde.
Benim tarzım değil ama yine de çok güzel olmuş.
Her gelin güzel değil midir zaten?
*****
Yaz düğünü, ılık bir akşamüstü, her taraf aydınlık, konuklar üçer beşer gelmeye başlamışlar.
Ben de mini bir elbise giymişim, çorap yok, rüzgarı bacaklarımda hissediyorum, yaza dair en sevdiğim şey.
Yüksek topuklu, tarz ayakkabılar ayağımda; bilekten bağlı, burnu&arkası dekolte, moda tabirle "stiletto", yıkılıyor(um) ;)
*****
Bakıyorum, daha hava aydınlık, gelen giden de henüz az, "ben birazdan geleceğim" diyerek sağdan sağdan tüyüyorum.
Daha çok ferah bir bahçeyi andıran düğün mekanını terk ediyorum.
Ve başlıyorum koşmaya.
Önce hızlı adımlarla yürür gibi, sonra bildiğin koşuyorum ayakta o ayakkabılarla.
Koştukça kendimi nasıl rahat, nasıl özgür hissediyorum.
Birden bakıyorum bir otobüsteyim, yanımda yabancı bir adam oturuyor.
Adam hem bana yabancı yani tanımıyorum, hem gerçekten yabancı yani ecnebi :)
Konuşmaya çalışıyor benle.
Benim aklım koşuda, sadece dinlemiyor değil ayrıca da hiç sallamıyorum adamı. Gözüm dışarda.
Mecazen değil, camdan dışarı bakıyorum sürekli, adam koridor tarafında oturuyor.
Otobüs duruyor, "benim inip koşmam lazım" diyorum, "siz gidin, ben burdan düğüne gideceğim nasılsa, geri sizle dönmeme gerek yok"
Adam beni durduramayacağını, illa ki gideceğimi anlıyor.
"madem öyle al benim güneş gözlüklerimi tak koşarken, gözlerine birşey olmasın" diyor.
Eyvahhhh.
Knock-out'luk bir hareket, yumuşak karnımı şak diye buluyor.
Çaktırmıyorum, hala cool'um, gözlüğü takıp başlıyorum koşmaya.
Dere, tepe, bayır, yokuş, tümsek koşuyorum.
Şehir içinden, caddelerin arasından, mağazaların önünden, insanların yanından...
Şimşek gibiyim.
Vitrinlerde gözlüklü beni görüyorum.
Müthiş bir özgüven, kendimle gurur duyuyorum.
Harikayım.
Uçuyorum, koşuyorum; koşuyorum, uçuyorum.
Ve her ne kadar konsepte uymasa da uçarken kulağımda dinlediğim işte şu şarkı:
http://www.youtube.com/watch?v=guRDYdqupb0
*****
Güneşli, aydınlık, parlak bir sabaha uyandım bugün.
Tahmin edeceğiniz üzere uyanır uyanmaz "Maybe I, Maybe You" söylemeye başlayarak.
Scorpions'la güne devam madem öyle, cümlemize, hadi rastgele... :)
Nes, the first runner-up
Yazı tarihi: 19 Ocak 2011
Bu blog'da okuyacağınız olaylar, kişiler ve mekanlar gerçek olabileceği gibi tümüyle hayal ürünü de olabilir. Bazı yazılar ruh sağlığınızı bozabilir, keyfinizi kaçırabilir, bam telinize dokunabilir. Böyle durumlarda blog yazarı Neslihan Venüs Kılıç hiçbir şekilde yazdıklarından sorumlu tutulamaz, adres gösterilemez. Siz bırakın onu bunu, şunu bilin yeter; "Yapan, yaptıran yalnız Allah'tır", gerisi hikaye...
koşu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
koşu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Ocak 2011 Çarşamba
22 Ağustos 2009 Cumartesi
Fenomenden yine yeni bir dünya rekoru- Ich bin ein Berlino-

Berlin'de düzenlenen Dünya Atletizm Şampiyonası'nda son efsane, atletizm tarihinin yeni fenomeni Jamaika'lı Usain Bolt yeni bir dünya rekoru kırdı.
100mt'de kırdığı akıllara zarar 9.58'lik derecesinin şaşkınlığı geçmeden
200 mt'deki 19.19'luk mucizevi rekoruyla hem spor hem de bilim dünyasını alt üst etmeyi başardı.
Tüm dünyayı şaşırmanın son raddesine getirdi.
Otoriteler bu rekorun ötesine geçmenin mucize olacağını iddia ediyor ama Bolt her seferinde kendi rekorunu daha iyiye götürerek o rekoru biraz daha aşağıya çekiyor.
Öyle ki Bolt'un bu süratı sırasında açığa çıkan enerjinin bir buzdolabını çalıştırabileceği belirtiliyor.
1.90 boyunda ve 22 yaşında, kariyerinin henüz daha başlarında olan bu uzaylı atletin 2008 Pekin Olimpiyatları ve 2009 Berlin Dünya Atletizm Şampiyonası'ndaki sınır tanımaz başarılarından sonra önümüzdeki yıllarda, özellikle 2012 Londra Olimpiyatları'nda neler yapacağı merakla bekleniyor.
İyi ki doğdun Usain!
200 metrenin madalya töreninde 30 binin üzerinde atletizmsever, Usain Bolt'un doğum gününü şarkı söyleyerek kutladı.
Atletizmseverlerin Usain Bolt sevgisi sınır tanımıyor. 200 metrenin madalya töreninde Usain Bolt'un doğum gününü 30 binden fazla seyirci kutladı.
Önce 100 metrede 9.58'le, sonra da 200 metrede 19.19'la dünya rekorlarını alt üst eden Bolt, büyük bir hayran kitlesine sahip oldu. Sempatik hareketleriyle de tanınan Bolt'a Berlin Olimpiyat Stadı'na gelen 30 bini aşkın seyirci belki de yaşamının en güzel doğum günü hediyesini verdi. Hep bir ağızdan "Happy birthday to you" şarkısını söyleyen atletizmseverler hayli kalabalık bir doğum günü partisi düzenlemiş oldu.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24993781/
Yazı tarihi: 21 Ağustos 2009
Not: Ben yukarıdaki yazımı 21 Ağustos'ta yazdıktan sonra -30 Eylül'de- bir Haşmet Babaoğlu'nun 26 Ağustos'ta yazdığı "Usain Bolt sizin olsun bana "insanı" verin" başlıklı yazısını okudum.
Çok duygulandım, okumanızı ısrarla tavsiye ederim. İnsani bir duygu, insancıl harika bir yazı...
http://sabah.com.tr/Yazarlar/babaoglu/2009/08/26/usain_bolt_sizin_olsun_bana_insani_verin
Etiketler:
Berlin,
Dünya Atletizm Şampiyonası,
koşu,
Usain Bolt
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
