facebook etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
facebook etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ocak 2011 Çarşamba

"Veda Mektubu!" yorumları

"Veda Mektubu" nu yazarken bu kadar ilgi çekeceğini, okunacağını ve yorum yazılacağını hiç tahmin etmemiştim.
Ben düşündüm de hani hep yazdığım şu "eksik" olan yanım var ya;
artık o yok, artık o geçti-bitti. Ben artık tam ve bütünüm!
Bu kadar, bu kadar, bu kadar harika insan ve onların bana sevgisi eksik olan o yanımı, yarımı, bendeki yaramı tamamladı, kapattı. Onların sevgisi olmasaydı ben iflah olamazdım.
Yazıma yorum yazan aşağıda göreceğiniz ve bana e-posta yollayan -aşağıda göremeyeceğiniz- onlarca "Canım"ın herbirine ayrı ayrı, teker teker korkmadan, içime atmadan, kendime saklamadan, yüksek sesle, bağıra bağıra söylüyorum: "SENİ SEVİYORUMMM..."

Nes, the sevgi böcüğü :)




  • Hande Turan Feslihancım:) Titretip kendime getirdin beni yazdıklarınla, bir kere daha!!! 2010'u kayıpları, kazançlarıyla uğurlayıp, can acıtmayan, eskiyi aratmayan bir yıl dileyelim herkes için!!! Öpüyorum canım...
    December 31, 2010 at 12:44pm · 

  • Neslihan V. Kilic Amiiin kuşummm. Titreyelim, titremek iyidir ;) Bir cümle var senden burda bu arada...
    December 31, 2010 at 12:58pm · 

  • Gonca Cengiz
    Bu notta etiketlendiğimi fark ettiğim andan itibaren ağlıyorum.
    Dilerim,az sonra duracaktır bu sağanak yağışım.
    Seni aramak istiyorum.yook...boğazımda düğüm,konuşturmaz beni.
    Acı,edebiyatın mayasıdır derler.Hakikaten öyle...
    O kdr sıcak,o kdr s...enden bi yazı olmuş ki...
    Yazdıklarını dikkatle ve samimiyetle okuyanlar,seninle birlikte o günlere giderler ama sadece giderler...
    Yeniden doğuşu anlatmışsın resmen.Zamanında dibe girdiğini,şimdi de zirveye oynadığını duyurmuşsun cümle alame.Haklısın.En çok ileriye giden ok,en fazla geri çekilmiş yaydan çıkarmış.
    Burda kokusunu buram buram aldığım bu genç kadın,oklarını 2011'in üzerine üzerine fırlatıcaktır eminim.Ve 2010'un ondan aldıklarını,2011'den fazlasıyla çıkaracaktır.
    Tabi yeri dolmayacaklar hariç!
    Yeri dolmayacakları da özleyecektir...
    Benim gibi...Bizim gibi...
    Bi fotoğrafa bakıp kalacaktır dakikalarca.
    ve dua edecektir sonra tüm samimiyetiyle...
    Hayattayken nefesini üflediği en sevdiği,
    nefesi tükendiğinde de rahat etsin diye...
    İnancın bol,2011'in bal gibi olsun.
    Seni seviyorum...

    December 31, 2010 at 1:07pm ·

  • Hande Turan O cümle kimin biliyor musun? benim eve yardıma gelen Filiz ablanın:)
    December 31, 2010 at 1:10pm ·

  • AsLı Ergün ağladım hem de hüngür hüngür...2011 tüm güzellikleri beraberinde getirsin,hayatında değer verdiğin başka bir şeyi senden almadan...sevgiler...
    December 31, 2010 at 1:23pm ·

  • Dilek Mankır ‎.....hayatımızı O'nun verdiği çorba tarifleriyle yudumluyoruz....
    December 31, 2010 at 1:43pm ·

  • Lale Suman Koch Neslihan'cim hüngür hüngür agliyorum... Canim arkadasim insallah bu günden sonra hic birsey sizleri üzmesin.
    December 31, 2010 at 2:12pm ·

  • Kemal Özen İyi seneler Neslihan'cım, geçmiş senelerde yaşadığın güzellikleri tekrar tekrar yaşayacağın iyi bir yıl olur umarım, mektubun adını da 2010'a veda diye yazsaydın da üzerimize alınmasaydık :-) Öperim
    December 31, 2010 at 2:15pm ·

  • Meltem Bekman ne güzel bir ifade yeteneğidir bu... Annen ve Baban şu an seninle bir kez daha gurur duyuyorlardır Neslihan'cım...içim acıyor böyle zamanlarda biraz daha çok. Ama tamda senin ifade ettiğin gibi hayat bize işte bu durumda tutunacak dallar nasip ediyor. Çok şükür... Herşey gönlünce olsun ve hep böyle kal. Nice mutlu yıllara...
    December 31, 2010 at 2:46pm · ·  

  • Neslihan V. Kilic
    ‎@Handuşum, ne muhterem bir insanmış Filiz abla, hürmetler :)
    @Kuziş Gonciş, bekledim biraz sendeki sağnak dursun diye, durdu mu?:) Feci ok atarım aman haaa:pp Ben de sizi çook seviyommm!
    @Aslı'cım, değer verdiklerimiz hep bizimle olsun, bizl...e çoğalsın, çok tatlısın, tşk&sevgi benden :)
    @Dileqqqque'im, ah ahhhh :((
    @Lale'cim, amiiin, hayat hiçbirimizi üzmesin, iyi ki varsınız :)
    @Kemal'cim, zeki adamsın vesselam, anafikri kapmışsın;) Sadece sen kendi üzerine alınma yeter, başka alınacak varsa mani olmayım. İyi yıllar dilerim, hürmetler :)
    See More

    December 31, 2010 at 2:52pm · · 1 personLoading...

  • Neslihan V. Kilic ‎@Meltem'im, sen de ne güzel bir arkadaşsın böyle. Senin anneciğinin de seninle gurur duyduğuna eminim. Bu iç acıması, özlem hiç geçmese de biz hep daha iyiye gideceğiz, şükredeceğiz. Öpüyorum, sarılıyorum, iyi yıllar diliyorum :))
    December 31, 2010 at 2:57pm · ·

  • Fer Bal nesl'iimmmmmmm dicek bişi bulamıyorummm şuandaa..
    December 31, 2010 at 3:04pm ·

  • Tayfun Kazazoğlu Sen başkasın.....
    December 31, 2010 at 3:16pm ·

  • Neslihan V. Kilic ‎@Fer'im Balim, arim balim peteğim, sen sus gözlerin konuşsun, biz birbirimizi anlarız nasılsa:))
    @Tayfun'um, şu kalp işareti nasıl çıkartılıyor bilmiyorum ama işte ondan:)

    December 31, 2010 at 3:36pm ·

  • Yasemin Cicu Neslihancımmm, duygularımı kelimelerle ifade edemiyorum, kendini ifade edişin, duygularını tasvir edişin ta içimin içinden etkilendimmm. Senin gibi melek arkadaşlarım olduğu için çok mutluyum... yok ağlamayacaktım ama insan bazan gözyaşlarını tutamıyor işte...sımmsıkı kucaklıyorum seni canım arkadaşımmm
    December 31, 2010 at 3:53pm ·

  • Fer Bal seni çok sewıyorum nesl'imm...
    December 31, 2010 at 3:58pm ·

  • Begüm Taşal Neslicim, kalemine ve yüreğine sağlık, umarım herşeye rağmen 2010'da başlayan bu güzellikler 2011'de de artarak devam eder ve 2011 de teşekkür edilecek bir yıl olur. Çok öperim, iyi yıllar,
    December 31, 2010 at 4:08pm ·

  • Neslihan V. Kilic ‎@Yase'cim, sen 2010'un bana getirdiği en güzel şeylerin başındasın, luv u :))
    @Melis'im duygularımız karşılıklı, Fatih duymasın ;))
    @Begüm'cüm, çok tşk ederim, tüm dileklerine amiiinnn, sizlere de iyi yıllar :)

    December 31, 2010 at 4:34pm ·

  • Ülkü Öner Asma İçi de dışı da çok güzel, sıcacık bir insansın sen canım. Gözlerim dolu dolu okudum. İçimi ısıttın yılın bu son günü, dilerim 2011 de senin içini ısıtır. :)
    December 31, 2010 at 4:40pm ·

  • Demet Bayraktar Neeeess, bu sene cok cok cok guzel olsun, sana hediyeler sunsun, surprizler yapsin, cok mutlu ol! Seni seviyoruz! Kardesin Demo :)
    December 31, 2010 at 7:18pm via Facebook Mobile ·

  • Müge Kılıç Dünkü hoppidi hoppidi yeni yıl coşkusundan çok daha anlamlı oldu yazını okumak yeni yılın ilk sabahının uyandığım ilk saatlerinde.... Gerçekten sen başkasın, Neslim... Kendini zaman zaman eksik etsen de İstanbuldan ve defalarca söz versek te daha sık görüşmeye ve araya hep birşeyler girse de umutlarımı yeşertmeye, unuttuklarımı hatırlatmaya ve daha çok içsel yolculuğuma çıkmama yardım ettiğin yazılarınla da olsa hayatımdan hiç çıkma emi kuzicim :-)
    January 1 at 12:37pm ·

  • Kıymet Özyurt
    bir elini ben, diğer elini ağabeyim tutup, saçlarını okşarken ve kulağına kelime-i şahadet getirirken sonsuzluğa uğurladık annemi.

    Tansiyonu, nabzı, kalp atışları ve nefesi gözümüzün önünde o kadar drastik bir hızla düşmeseydi asla bırakamaz...dım onu, inanamazdım gittiğine, bilemezdim o an ölümü gördüğümü.

    2011'in ilk gözyaşları, seni o kadar iyi anlıyorumki... Çok mutlu olacağın bir yıl diliyorum canım. Kocaman öpüyorum.

    January 1 at 2:49pm ·

  • Olcay Kılıç Neslihancım, öylesine içten dile getirmişsin ki yaşadıklarınızı, ağladım okurken. Yeni yıl sana güzel günler getirsin. Sevgiler.
    January 1 at 2:53pm ·

  • Aynur Seskir canım benim yaaa yine darma duman ettin beni...sen her zaman çok mutlu olmayı hak ediyorsun... Tüm bu zorluklar arasında hep kendi inşa ettiğin güzel şelere tutunarak ayakta kaldın.. Bundan sonra da bu azminle, hayata bu bilgece bakışınla ve annenin ve tüm dostlarının duaları ile yepyeni bir hayatı kucaklayıp çok mutlu olaksın inşallah... her zaman yanındayız ve seni çok seviyoruz, bunu iç unutma...
    January 1 at 9:46pm ·

  • Neslihan V. Kilic
    ‎@Ülkü'cüm, 2011'de tüm müslüman ve din kardeşlerimizin, beni senin gözlerinle görmelerini diliyorum v sana kocamaan sarılıyorum:)
    @Dem'cim, yazdıklarının aynısında, duble pls. Ben de sizi çook seviyorum cnm kardeşim:)
    @Kuzicim, çoğu zaman o ...hoppidi mod daha iyi, görüşünce öyle takılalım biz, bu mod benim sadece yazı modum;)
    @Tatlım Kıymet'lim, beni çok iyi anladığına eminim, hep çok yakınımdaydın, iyi ki öyleydin, öpücükkk:)
    @Olcay hnm'cım, 2011 hepimize güzel günler getirecek, eminim, sarılıyorum:)
    @Aynur'um nadidem, hani "dizlerimle" ilgili bir bölüm var ya; sen hep benim dizlerimden biri, nefesimdeki en yaşamsal oksijendin. Oscar alıyor olsaydım şu an şöyle derdim: "Aynur Seskir olmasa ben bu ödülü asla alamazdım";) Seni tanıyor olmak hayatımdaki en büyük şanslardan:)))
    See More

    January 2 at 2:04am · · 1 personAynur Seskir likes this.

  • Neslihan V. Kilic Meltem, Mert, Ayşe, Çiğdem, Özge, Esenç ve Eşref abi yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim, yerim ben sizin o yazımı beğenen parmaklarınızı :))
    January 2 at 2:07am · ·

  • Gözde Külahçıoğlu Güçlü arkadaşım; 2011 yılında bütün mutluluklar seninle oldun.....
    January 2 at 7:36pm ·

  • Meriç Dinçsoy o kalp işareti nasıl yapılıyor ben de bilmiyorum;sana onun en büyüğünden vermiş Allah...
    January 2 at 9:18pm ·

  • Zafer Bulutcu Canım seni coook seviyoruz..
    January 3 at 12:00am ·

  • Neslihan V. Kilic ‎@Gözde'cim, olsun valla, hepimizle olsun, daha çok, daha çook olsun:)
    @Meriç'im, feci kalbimden vurdun beni, vayssss :)
    @Zaf'cım, koşa koşa ördek getirmiştin bana, hiç aklımdan çıkmıyor o ya, oyy oyyyy:( P.S. I love u, toooooo :)

    January 3 at 12:27am ·

  • Pınar Yüce Sarıoğlu Cok ozel, cok guzel herbir kelimen. Aldin goturdun... 2011 ve sonrasi sana hep mutluluk getirsin Neslihancim. Sonsuz sevgiler...
    January 3 at 12:08pm ·

  • Pinar Cebi Wilber Nes ne guzel yazmissin, ama beni de aglattin simdi. Insallah bu sene hepimiz icin cok guzel gecer.
    January 3 at 8:45pm ·

  • Aydan Seskir Özmen nesli, gözlerimi doldurdun ama yüreğimi hafiflettin. zihnine sağlık. hep böyle sağlıklı kalsın, yolunu göstersin. sevgiler.
    January 4 at 9:52pm ·

  • Neslihan V. Kilic
    ‎@Pınar Yüce'cimmm, senin de okumana, yorum yazmana ve senden haber aldığıma çok sevindim. Hepimiz mutluluktan uçuşalım 2011'de, işşşalllahh :)
    @Pınar'ım Çebi'm, ağlama ağlama, artık güzel günler zamanı hatta belki de komşu komşu ;)
    @Aydan ab...lacım, ne şahane bir dilek, bayıldım, "zihnim sağlıklı kalıp yolumu göstersin" bunu sonraki yazılarımda kullanmalıyım;) Çok tşk, hepimizin öyle olsun inşallah:)See More

    January 4 at 10:22pm ·

  • Selin Tolan Neslihancim, okurken nefes alamadim, goz yaslarima hakim olamadim...onumuzdeki sene bu zamanlarda bu kalemden bizi sevinc gozyaslarina bogacak bir mektup bekliyorum....cok cok cok guzel bir yil olsun...
    January 5 at 1:56pm ·

  • Esra Ertan supersınn.güçlü olmanın --ayaklarımızın üzerinde durmanın en güzel örneğisin ..2011 senin -benim ve ayakları üzerinde durabilmeyi başarabilen hatunların yılı olsunnnnn
    January 5 at 4:30pm ·

  • Neslihan V. Kilic
    ‎@Selin'cim, bunca güzel dilek ve bendeki bu sağlam inançla olacak Allah'ın izniyle. Önümüzdeki sene sevinç mektubu, söz, hepimiz için öyle olsun inşallah :) Çok çok çookk tşk:)
    @Esra'cım, estağfirullah, eminim herkes kendi hayatında zor gün...ler yaşamıştır/yaşıyordur. 2011 hepimiz için harikaaaa olsun :)

    Sunday at 9:49pm ·

  • Ulca Sungu Misset
    Neslihancim, seni ilk tanidigimda, sadece bir aile dostunun kiziydin.. ayni okulda olmamiza sasirmistim, cunku tanismiyorduk. Tanistik, birbirimizin hayatina girdik, beraber tatillere gittik, bazen ayri dunyalarin insanlariydik, bazen o zamanki sorunlarimizin (!) ayniligi karsisinda beraber sasirdik.

    Benim o zaman ait Neslihanim demir gibiydi..Disiplinini, kafana koydugunu yapmak icin caba sarfetmeni ve bu yolda da kendine olan guvenini ve inancini ilgiyle izledim.. Her sabah azimle yilmadan yaptigin 10 dakikalik egzersizlerini, tutkunu.. sonra da Marmariste tatilde bacaklarinin muntazamligini kiskanclikla izledim )) Ozellikle benim gibi take it easy, chill tipli birisi icin puzzle kutusu gibi birseydin..

    Sonra yillar gecti, sular akti, ben gurbete, sen ise kotu gunlere girdin. Haberlerini burdan alsamda, herkesin hayatinda mutlaka bir kac kere yaptigi gibi ben ve basiretim anlasamadik, ve seni anlamsiz bir bicimde aramadim. Zaman gectikce de utandim sanirim.

    Sonra ansizin bir Ankara ziyareti sirasinda Anneciginle Karum Budakaltinda yemek yedim. Daha dogrusu ben yedim, o ise sanirim son 10 yildir agzina lokma koymamisti..O gur siyah saclarini, gur kahkahalarini aradim. Bir terslik vardi..Ogrendim sonradan, icim burularak. Yillar sonra seninle House Cafe'de oturacak, icim burularak o yillardir tanidigim guclu kadinin kendisi gibi azimli kizini dinleyecektim, ama malesef icimi yakan bir konu uzerinde..

    Tum bunlarla yasamaya calismak, azmini, direncini, umudunu yuksek tutmak, tutunmak ve hatta tutnmasina yardim etmek. Ve tum bunlari yaparken dimdik durabilmek.

    Ici gibi disi da guzel arkadasim. Hayat sana hakettigini gani gani versin.
    Iyi ki varsin
    !

    21 hours ago ·

  • Neslihan V. Kilic Ulca'cım, bir daha ağlamayacaktım, söz vermiştim kendime, olmadı. Dağıttın beni, önce sicim gibi içime içime ağladım sonra tutamadım hönküre hönküre ağladım. Şimdi ben bütün bu güzel dileklerle, gazlarla naparım?: Yakarım, Roma'yı bile yakarım :) Ve seni çoook seviyorum, sen de iyi ki varsın.
    6 minutes ago ·

7 Şubat 2010 Pazar

Facebook'ta gördüm halimizi- Haşmet Babaoğlu

Biliyorsunuz daha önce birkaç kez söyledim;
ben Haşmet Babaoğlu'nun sıkı bir takipçisiyim.
Son aylarda olaylara duygularımdan sıyrılıp biraz daha realistik açılardan bakmayı öğrenme çabam sonucu bu adamı "seviyorum", "sevmiyorum", "beğeniyorum", "beğenmiyorum" vb etiketler yapıştırmayı uygunsuz buluyorum.
Bunun yerine "katıldığım fikirleri de var, katılmadığım da" demeyi daha doğru buluyorum.
Geçenlerde yazdığı bir yazısında sonuna kadar katıldığım fikirlerini okudum.
"Facebook" konusunda bütünüyle hemfikiriz.
Hemfikir olmayanlara saygı duyarım.
Ve Haşmet'in kalemiyle yazılmış kendi doğrularımı buraya eklemeyi bir borç bilirim.
Sevgi ve saygılarımla...
......

Neden?
Facebook'ta ne gördüm de hevesim kaçtı?
Hemen sıralayayım...
Normal hayatta o yüzleriyle hiç karşılaşmadığım ve çok sevdiğim arkadaşlarımın bile içlerinde meğer nasıl da güçlü ırkçı nefret duyguları yeşerirmiş!
Meğer bu ülkede derinden faşist insan sayısı ne çokmuş!
Barışı ve insanı sevenler ne kadar azmış!
Ve bilmezdim...
Yalan kimliklerle gerçek dostluklar kurulabileceğini hayal edenlerin...
Bütün yaşam enerjisini başkasına nispet yapmaktan alanların...
Sahte sevgi gösterilerine kapılıp gidenlerin...
En ufak bir öğrenme çabası göstermeden her şeyi bildiğini sananların...
Bu kadar fazla olduğunu... Öğrendim. 


Nes, the nonFacer

Yazı tarihi: 07 Şubat 2010 

4 Kasım 2009 Çarşamba

Facebook'tan niye çıktım?

Facebook'tan niye çıktım?
Cevabı tek kelimelik.
Iphone yüzünden.
?!!!
Anladım, anlamadınız.
Gelin anlatayım;
Sınırsız görgüsüzlükleri sınırlı sinir katsayımı aşanlar yüzünden.
Varoş halleriyle eline bir iphone alarak kendini Paris Hilton zannedenler sebebiyle.
Boy aynası denilen nesnenin varlığından haberi olmayanların güdüklüğünü görmek istemediğimden.
Dünyadan bihaber olanları kendi dünyama almak istemediğimden.
Hayalleri küçük, kendileri daha da küçük olanların küçüklükleriyle vakit kaybetmek istemediğimden.
Yaşamanın tadıp tüketilecek, satın alıp tüketilecek, hissedip tüketilecek bir şeyler olduğuna inananları sonsuzluğa uçurmak istediğimden.
Aynı zatların asıl yaşamanın ne olduğu hikmetini hiçbir zaman kavrayamayacaklarını bildiğimden.
Ve bütün bu züppe bilgeliklerin(!) ne kadar eğreti ve boş olduklarını kavrayıp dehşete düştüklerinde derinleşen mutsuzluklarını dahi yapmacık ve samimiyetten uzak bulduğumdan
Bu denli sığ dünyalarında hep özentisini çektikleri aristokrat yaşama kavuşmak için kendilerini yamamaya çalıştıkları zümrelere, statülere, adamlara ve bütün o janjanlı dünyadaki zavallılıklarını gözler önüne serdikleri oryantel basitliklerinden sonsuz sıkıldığımdan,
Uzak kalmak istediğimden
Ve...
...huzur için.
...dinginlik için.
Sadelik, yalınlık, azalmak, temizlenmek, öze dönmek için.

Bir daha döner miyim? Bilmem...
Belki evet, belki hayır...
Terkedip gidenlerin arkasından sorulan "bir daha döner mi?" sorusunun cevabı bilinseydi şekersiz bir reçelden ağızda kalan buruk bir tada benzemez miydi zaten hayat?

Nes, the dingin :)

Not: Iphone'u olanlar sakın üzerine alınmasınlar. Genelleme yapmıyorum.
Herkesin iphone'u olması en çok beni sevindirir; kimileri okumak, yazmak, üretmek, dünyanın bir parçası olmak için,
diğerleri de nerede, kiminle, ne yiyip ne içtiklerini harıl harıl yazmak, çakma Paris Hilton olabilmek için...
e onlarınki de zor iş, sürekli update update nereye kadar yaniii :-PP

Yazı Tarihi: 04 Kasım 2009

28 Eylül 2008 Pazar

Facebook icat edildi mertlik bozuldu

Namahrem kalmadı.
Hayalgücü, düşüncegücü, tahmin kuvveti ve benzerleri ise hepten yitik.
Anamız babamız, bacımız gacımız, karımız kocamız, sevgilimiz sevdiğimiz gözler önünde, çarşaf çarşaf...
Her ama heeerşeyler, alenen, tüm çıplaklığı ile ortada.
Daha düne kadar adını bilmediğiniz birileri sizi arkadaş listesine eklediği an hooopp tüm seceresinin içindesiniz, tabii o da sizinkinin.
Ne yer ne içersiniz, nerelere gidersiniz, arkadaş grubunuz kimler, kimlerle takılırsınız, ne giyersiniz, hangi okullardan mezunsunuz, işiniz-ofisiniz nedir, nerdedir, doğum gününüz, kimle nerde kutladınız, tatilde nerdeydiniz, eliniz, ayağınız, bakışınız, gülüşünüz, duruşunuz, modunuz, statünüz, hava durumunuz...
Hiçbir şeyin gizlisi, saklısı, mahremi, masumiyeti kalmadı...
Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz...

Gönderilen daveti kabul etmemek de olmuyor; elbet biryerlerde yüzyüze bakıyorsunuz, “aaaa, sen nasıl beni kabul etmezsin” serzenişleri, afrası tafrası, artistliği veya ona ihanet etmişsinizcesine nefreti karşısında kendinizi suçlu hissediyorsunuz.
Liste kabarık dursun da gerisi önemli değil.
Ekledikten sonra ne bir selam sabah, ne bir hal hatır sormaca, ne başka bir kontakt.
“Ben burnumu senin hayatına sokayım ama sana değmeme gerek yok” mantalitesi.
Neyse ki son düzenlemeler ile her adımın gizliliği kontrol edilebiliyor da bu sayede özel hayat hala az da olsa gizini koruyabiliyor.
Ama tabi “az da” olsa...
Teknoloji ve mahremiyet arasındaki ilişkiyi ben şu bilgisayar oyunlarındaki ikoncan “Pacman” e benzetiyorum. Ağzı açık, sinsi sinsi her köşe başından çıkıyor ve önüne geleni mideye indiriyor. Onun bu açgözlülüğünden paçayı kurtarabilenler şimdilik sıyırıyor ama en fazla birkaç el sonra onlar da aynı yolun yolcusu olarak yenmekten kurtulamıyorlar.
Böylesine beslenen teknolociks herşeyi önümüze zahmetsizce koyuyor. Kimsenin çaba sarfetmesine gerek kalmadan Facebook hayatımızın tüm belgelerini başkalarına sunuyor, arşivliyor, bununla da kalmıyor bir de belgeleri fotoğraflar eşliğinde görüntülü olarak ispatlıyor.

Facebook var diye mi, yoksa sadece ikisinin de yıldızının parlaması aynı döneme denk geldi diye mi bilmiyorum, bir de hayatımızda 7/24 birlikte yaşadığımız dijital fotoğraf makineleri bulunuyor. Cümbür cemaat, 7 sülale kapak yıldıyız. Boy boy, poz poz 1. sınıf kalite kuşe kağıda basmalık.
Japonlara laf ediyorduk, günahlarını almayalım, biz varken solda sıfır kalıyorlar.
Özel gün, kutlama, tatil filan değil sabah akşam, hercai yüzümüzde flaşlar patlıyor.
Cin Ali serisi misali; parkta, araba, tatilde, plajda, işte güçte, uyurken, uyanıkken, yerken, gülerken, ağlarken hayatın içinden kareler, ta tammm. Ama ne kareler; doğal doğal çok doğal fakat nedense hafiften ayna karşısında çalışılmış tek kaş havada artistik veya kısık kısık buğulanmış şuh bakışlar, e tabi hepimizin tamamen doğal hali budur aslında ;-)

***

Facebook öncesi dönemde teknolojik ajanlık henüz sadece “google” tekelindeydi.
Hayatınıza yeni birileri mi girdi, ilk adım “googling”. Kız isteyen delikanlıların seceresini araştırdığımız eş-dosttu google. Bir adab- usul vardı. Öyle herşeyi soramazsın google'a.
“Shhttt haddini bil” der. “Bu kadar da namahreme girilmez ki.... Çok istiyorsan sana profesyonel hayattan, kazanılan bir-iki başarıdan, en fazla okul, iş-gücünden bilgi verebilirim o kadar, gerisi kişinin özelidir. “
E sen de daha fazlasını alamayacağını bilir kös kös geri adım atarsın. Facebook gibi her üstüne vazife olanı olmayanı öğrenebileceğin mahallenin delisi değildi.

Google ve facebook öncesi zamanlarda ise sadece “günlük tutmak” modaydı.
Birinin günlüğünü bulup gizli gizli okumak ve orada yazanlardan gerçekten gizli olan bişeyleri öğrenince şaşırmak güzeldi.
Tarihin tozlu sayfalarına karıştı ve afilli yalnızlıklar oldular günlükler şimdilerde...
Oysa ben ne severdim mürekkepli el yazısı ile günlük yazmayı sayfa sayfa, sırdaş sırdaş, özel özel, kendimden kendime...
Şimdilerde ne gizlenen var, ne de gizlenenin keşfinden alınan haz.
Ne gizleyen var, ne de gizlenene duyulan merak...

Bu kadar yerden yere vurdum, tu kaka dedim, sanmayın ben bu dünyadan uzağım
Nerdeyim?
Facebook’ta.
Nerdeyim?
Google’da.
Nerdeyim?
Blog’umda.
Nerdeyim?
Dahası var ama hiç olmazsa onlar gizli kalsın... hala kurutmadığım mürekkebimin el yazısında...

Yazı Tarihi: 28 Eylül 2008