Değerli arkadaşlarım,
Evden çalışmak(home office), çalışmamak demek değildir.
Evden çalışanlara çat kapı gidilmez, gün ortasında yapılacak işler için onların her daim uygun olduğu düşünülmez, şöforluk ya da her nevi getir-götür işleri onlardan talep edilmez veya ima yoluyla istenmez, duygu sömürüsü ya da metazori yapılmaz.
Çalışma saatleri motivasyonu ve konsantrasyonu oldukça zor olduğu için "nasılsa gündüz çalıştı, akşam bunları yapmaya hakkımız var" diye düşünülmez.
Evden çalışanların 24 saati önemli ve en az ofiste çalışanlar kadar değerlidir!!!
Bilenlerin, bilmeyenlere duyurması ve duruma uygun davranılması önemle rica olunur.
Tşk...
Bu blog'da okuyacağınız olaylar, kişiler ve mekanlar gerçek olabileceği gibi tümüyle hayal ürünü de olabilir. Bazı yazılar ruh sağlığınızı bozabilir, keyfinizi kaçırabilir, bam telinize dokunabilir. Böyle durumlarda blog yazarı Neslihan Venüs Kılıç hiçbir şekilde yazdıklarından sorumlu tutulamaz, adres gösterilemez. Siz bırakın onu bunu, şunu bilin yeter; "Yapan, yaptıran yalnız Allah'tır", gerisi hikaye...
propolis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
propolis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Ocak 2012 Pazartesi
Evden çalışanlara saygı!
Etiketler:
arı sütü,
bal,
evden çalışma,
home office,
home-office,
kestane balı,
NeVital,
organik bal,
propolis
4 Şubat 2011 Cuma
Aşk Tesadüfleri Sever
"Aşk Tesadüfleri Sever"
lütfen yazının üzerine tıkladığınızda açılacak şarkıyı arkanıza yaslanarak ve gözlerinizi kapatarak dinleyiniz, sözlerini anlayınız, anlamakla kalmayıp özümseyiniz.
Aşk tesadüfleri sever
Kader ayrılıkları
Yıllar geçmeyi sever
İnsan aramayı
Güller açmayı sever
Zaman soldurmayı
Eller birleşmeyi sever
Yollar ayrılmayı
Herkes geçmişi öder
Bir yol ayrımında
Başlamak istersen
Yeni bir hayata
Gölgeni yedek
Bırak ardında
Hayat tekrarları sever
Yeniden başlamayı
Kuşlar dalları sever
Kanatlarsa uçmayı
Müslüm baba büyüksüüünnn :)
Bu şarkıyı bir de Kibariye'den dinlemek isterdim, onun da çok hissederek, ortalığı yıkarak söyleyeceğine eminim.
Björk ün “Bachelorette” şarkısı üstüne yazılmış bir şarkı.
Bugün vizyona giren "Aşk Tesadüfleri Sever" filmini izlemeden önce duymamıştım, bilmiyordum bu şarkıyı. (Fragmanı izlemek için yazının üzerine tıklayabilirsiniz)
Film bu şarkıyla başlıyor. Jenerik bununla dönüyor. Haliyle daha girişte izleyicide yüksek bir heyecan yaratıyor. Müslüm baba ne söylerse damardan giriyor zaten. Hafif bir film olmayacağını hissediyoruz, biz ve salondaki sinemadaş yandaşlarım.
*****
Hikaye Ankara'da başlıyor.
Ve film boyunca Ankara-İstanbul arasında devam ediyor.
Ankara'da o dönemlerde yaşayan herkesin bildiği, takıldığı mekanlar gözümüzün önünde.
E başka yere gidilmezdi, başka yer diye birşey yoktu da zaten.
Filmde esprisi de geçiyor: "Siz Ankara'lılar biraraya geldiniz mi illa ortak bir tanıdık buluyorsunuz" diyorlar.
Doğru.
Hepimizin gittiği yerler o kadar sayılı ve aynıydı ki, herkes herkesi ister istemez tanırdı.
Çoğu karede olan Kuğulu Park'ta benim de bütün çocukluğum geçmişti.
"CafeMiz", nasıl deyim size, bizim dönemdeki Ankara'lılar için CafeMiz, bir dönem Beyoğlu'ndaki Markiz Pastanesi gibiydi. Gitmeyen, orada anısı olmayan, kapısının çıkışındaki sakız ve şekerlerden yemeyen yoktur.
"Manhattan"; tek rock bar orasıydı, herkes, hepimiz onlarca kez gitmişizdir. Cuma-Cumartesi akşamları okul kantini gibi olurdu.
Biz Ankara'lılar Kuğulu Park'ta büyür, CafeMiz'de erginleşir, Manhattan'da da olgunlaşırdık.
Ben Ankara'yı unutmaya çalıştıkça an an yaşadım her hatırayı tekrar, an an gittim o günlere tekrar tekrar...
"Ankara'dan İstanbul'a gidip de geri dönen gördün mü hiç?" diye soruyor filmdeki anne oyuncu kızına.
Bu cümleyi açar, bende yarattığı sarsıntıyı dökersem ortalığa öyle bir dağılırım ki belediye bile toplayamaz beni. Cümleyi anında transit geçiyorum işte bu yüzden.
İsmine uygun bir şekilde filmde o kadar çok tesadüf var ki "ancak filmlerde olan" cinsten.
Filmde yaşanan aşk o kadar imkaansız ki "ancak filmlerde olan" cinsten.
Günümüzde, hele hele İstanbul'da özü/kökü Ankara'lı bırakın Ankara'yı ne bileyim Eskişehir'li, Yozgat'lı, Kayseri'li, Trabzon'lu, Erzurum'lu bile olsa yok, yok da yok;
böyle mert, haysiyetli, sevmekten korkmayan,
en küçücük bir panik anında topukları yağlamayan,
aşka değer veren,
canı istediğinde elini kolunu sallayarak kadının hayatına girip, canı istediğinde çıkmayı marifet bellemeyen,
haftalar, aylar, belki de yıllar boyunca çok özel anlar paylaşıp sonra ne olduğunu bile açıklama zahmetine katlanamadan onursuzca sırra kadem basmayan,
Bırakalım tüm bu aşk mevzularını, bir kadına değer vererek onu tanıyıp, anlayıp, yanında durabilecek, farkını hissedecek vakti dahi ayıracak,
sevdiği kadına en duygusal haliyle bakarak "Sen nerelerdeydin şimdiye kadar" diyecek,
"Sen sakın ağlama" diyerek gözyaşlarını silecek erkek gibi erkek, filmlerden başka bir yerde yok da yoookkk!!!...
Üstelik kızın bir de uzuuuun zamandır süren ve evliliğe giden bir ilişkisi var adamla birbirlerine aşık oldukları zamanlarda.
Adam- Mehmet Günsür- yine en duygusal haliyle kızın- Belçim Bilgin Erdoğan- saçlarını okşayarak "alacağın her karara saygılıyım" diyor.
Öbür ilişkideki arkadaşımız yakışıklı, zengin, kızı çook seven ve hiç aldatmayan karizmatik bir genç. (Ezel'deki Cengiz)
İş gezisinde olduğu Rusya'da bile sevgilisini aldatmıyor!!! ve bir de üstüne Ankara'ya gelip kıza sürpriz yapıyor kocamaaaan bir tek taşla "benimle evlenir misin?" diyor CafeMiz'de.
Daha fazla sizi filmden soğutmadan anlatmayı burada kessem iyi olacak.
Filmin finalinde Ayda Aksel tüyler ürpertici bir oyunculuk sergiliyor, adeta devleşmiş, müthişşşş.
Aynı zamanda o sahneye eşlik eden Şebnem Ferah'ın "Hoşça kal" şarkısı da mükemmel.
Yönetmen, Ömer Faruk Sorak.
Film gerçeklikten çok uzak, yine de boş vaktiniz varsa, Mehmet Günsür veya Belçim Erdoğan hayranıysanız ya da canınız patlak mısır çektiyse izlenebilir.
İzlerseniz de izlemezseniz de kararınıza saygılıyım :pp
Nes, hoşça kalan Ankara'lı
Yazı tarihi: 04 Şubat 2011
lütfen yazının üzerine tıkladığınızda açılacak şarkıyı arkanıza yaslanarak ve gözlerinizi kapatarak dinleyiniz, sözlerini anlayınız, anlamakla kalmayıp özümseyiniz.
Aşk tesadüfleri sever
Kader ayrılıkları
Yıllar geçmeyi sever
İnsan aramayı
Güller açmayı sever
Zaman soldurmayı
Eller birleşmeyi sever
Yollar ayrılmayı
Herkes geçmişi öder
Bir yol ayrımında
Başlamak istersen
Yeni bir hayata
Gölgeni yedek
Bırak ardında
Hayat tekrarları sever
Yeniden başlamayı
Kuşlar dalları sever
Kanatlarsa uçmayı
Müslüm baba büyüksüüünnn :)
Bu şarkıyı bir de Kibariye'den dinlemek isterdim, onun da çok hissederek, ortalığı yıkarak söyleyeceğine eminim.
Björk ün “Bachelorette” şarkısı üstüne yazılmış bir şarkı.
Bugün vizyona giren "Aşk Tesadüfleri Sever" filmini izlemeden önce duymamıştım, bilmiyordum bu şarkıyı. (Fragmanı izlemek için yazının üzerine tıklayabilirsiniz)
Film bu şarkıyla başlıyor. Jenerik bununla dönüyor. Haliyle daha girişte izleyicide yüksek bir heyecan yaratıyor. Müslüm baba ne söylerse damardan giriyor zaten. Hafif bir film olmayacağını hissediyoruz, biz ve salondaki sinemadaş yandaşlarım.
*****
Hikaye Ankara'da başlıyor.
Ve film boyunca Ankara-İstanbul arasında devam ediyor.
Ankara'da o dönemlerde yaşayan herkesin bildiği, takıldığı mekanlar gözümüzün önünde.
E başka yere gidilmezdi, başka yer diye birşey yoktu da zaten.
Filmde esprisi de geçiyor: "Siz Ankara'lılar biraraya geldiniz mi illa ortak bir tanıdık buluyorsunuz" diyorlar.
Doğru.
Hepimizin gittiği yerler o kadar sayılı ve aynıydı ki, herkes herkesi ister istemez tanırdı.
Çoğu karede olan Kuğulu Park'ta benim de bütün çocukluğum geçmişti.
"CafeMiz", nasıl deyim size, bizim dönemdeki Ankara'lılar için CafeMiz, bir dönem Beyoğlu'ndaki Markiz Pastanesi gibiydi. Gitmeyen, orada anısı olmayan, kapısının çıkışındaki sakız ve şekerlerden yemeyen yoktur.
"Manhattan"; tek rock bar orasıydı, herkes, hepimiz onlarca kez gitmişizdir. Cuma-Cumartesi akşamları okul kantini gibi olurdu.
Biz Ankara'lılar Kuğulu Park'ta büyür, CafeMiz'de erginleşir, Manhattan'da da olgunlaşırdık.
Ben Ankara'yı unutmaya çalıştıkça an an yaşadım her hatırayı tekrar, an an gittim o günlere tekrar tekrar...
"Ankara'dan İstanbul'a gidip de geri dönen gördün mü hiç?" diye soruyor filmdeki anne oyuncu kızına.
Bu cümleyi açar, bende yarattığı sarsıntıyı dökersem ortalığa öyle bir dağılırım ki belediye bile toplayamaz beni. Cümleyi anında transit geçiyorum işte bu yüzden.
İsmine uygun bir şekilde filmde o kadar çok tesadüf var ki "ancak filmlerde olan" cinsten.
Filmde yaşanan aşk o kadar imkaansız ki "ancak filmlerde olan" cinsten.
Günümüzde, hele hele İstanbul'da özü/kökü Ankara'lı bırakın Ankara'yı ne bileyim Eskişehir'li, Yozgat'lı, Kayseri'li, Trabzon'lu, Erzurum'lu bile olsa yok, yok da yok;
böyle mert, haysiyetli, sevmekten korkmayan,
en küçücük bir panik anında topukları yağlamayan,
aşka değer veren,
canı istediğinde elini kolunu sallayarak kadının hayatına girip, canı istediğinde çıkmayı marifet bellemeyen,
haftalar, aylar, belki de yıllar boyunca çok özel anlar paylaşıp sonra ne olduğunu bile açıklama zahmetine katlanamadan onursuzca sırra kadem basmayan,
Bırakalım tüm bu aşk mevzularını, bir kadına değer vererek onu tanıyıp, anlayıp, yanında durabilecek, farkını hissedecek vakti dahi ayıracak,
sevdiği kadına en duygusal haliyle bakarak "Sen nerelerdeydin şimdiye kadar" diyecek,
"Sen sakın ağlama" diyerek gözyaşlarını silecek erkek gibi erkek, filmlerden başka bir yerde yok da yoookkk!!!...
Üstelik kızın bir de uzuuuun zamandır süren ve evliliğe giden bir ilişkisi var adamla birbirlerine aşık oldukları zamanlarda.
Adam- Mehmet Günsür- yine en duygusal haliyle kızın- Belçim Bilgin Erdoğan- saçlarını okşayarak "alacağın her karara saygılıyım" diyor.
Öbür ilişkideki arkadaşımız yakışıklı, zengin, kızı çook seven ve hiç aldatmayan karizmatik bir genç. (Ezel'deki Cengiz)
İş gezisinde olduğu Rusya'da bile sevgilisini aldatmıyor!!! ve bir de üstüne Ankara'ya gelip kıza sürpriz yapıyor kocamaaaan bir tek taşla "benimle evlenir misin?" diyor CafeMiz'de.
Daha fazla sizi filmden soğutmadan anlatmayı burada kessem iyi olacak.
Filmin finalinde Ayda Aksel tüyler ürpertici bir oyunculuk sergiliyor, adeta devleşmiş, müthişşşş.
Aynı zamanda o sahneye eşlik eden Şebnem Ferah'ın "Hoşça kal" şarkısı da mükemmel.
Yönetmen, Ömer Faruk Sorak.
Film gerçeklikten çok uzak, yine de boş vaktiniz varsa, Mehmet Günsür veya Belçim Erdoğan hayranıysanız ya da canınız patlak mısır çektiyse izlenebilir.
İzlerseniz de izlemezseniz de kararınıza saygılıyım :pp
Nes, hoşça kalan Ankara'lı
Yazı tarihi: 04 Şubat 2011
13 Ocak 2011 Perşembe
NeVital.com 'da kendinizi iyi hissedeceksiniz!
NeVital.com yenilendi!
Siz de NeVital.com'a üye olun, çok özel fırsatlardan faydalanın!
NeVital'de kendinizi iyi hissedeceksiniz.
Etiketler:
arı sütü,
çocuklara arı sütü,
çocuklara bal,
fer,
geven balı,
kekik balı,
kestane balı,
organik bal,
organik yayla balı,
propolis
12 Ocak 2011 Çarşamba
"Veda Mektubu!" yorumları
"Veda Mektubu" nu yazarken bu kadar ilgi çekeceğini, okunacağını ve yorum yazılacağını hiç tahmin etmemiştim.
Ben düşündüm de hani hep yazdığım şu "eksik" olan yanım var ya;
artık o yok, artık o geçti-bitti. Ben artık tam ve bütünüm!
Bu kadar, bu kadar, bu kadar harika insan ve onların bana sevgisi eksik olan o yanımı, yarımı, bendeki yaramı tamamladı, kapattı. Onların sevgisi olmasaydı ben iflah olamazdım.
Yazıma yorum yazan aşağıda göreceğiniz ve bana e-posta yollayan -aşağıda göremeyeceğiniz- onlarca "Canım"ın herbirine ayrı ayrı, teker teker korkmadan, içime atmadan, kendime saklamadan, yüksek sesle, bağıra bağıra söylüyorum: "SENİ SEVİYORUMMM..."
Nes, the sevgi böcüğü :)
Ben düşündüm de hani hep yazdığım şu "eksik" olan yanım var ya;
artık o yok, artık o geçti-bitti. Ben artık tam ve bütünüm!
Bu kadar, bu kadar, bu kadar harika insan ve onların bana sevgisi eksik olan o yanımı, yarımı, bendeki yaramı tamamladı, kapattı. Onların sevgisi olmasaydı ben iflah olamazdım.
Yazıma yorum yazan aşağıda göreceğiniz ve bana e-posta yollayan -aşağıda göremeyeceğiniz- onlarca "Canım"ın herbirine ayrı ayrı, teker teker korkmadan, içime atmadan, kendime saklamadan, yüksek sesle, bağıra bağıra söylüyorum: "SENİ SEVİYORUMMM..."
Nes, the sevgi böcüğü :)
Neslihan V. Kilic Amiiin kuşummm. Titreyelim, titremek iyidir ;) Bir cümle var senden burda bu arada...
December 31, 2010 at 12:58pm ·
Gonca CengizBu notta etiketlendiğimi fark ettiğim andan itibaren ağlıyorum.
Dilerim,az sonra duracaktır bu sağanak yağışım.
Seni aramak istiyorum.yook...boğazımdadüğüm,konuşturmaz beni.
Acı,edebiyatın mayasıdır derler.Hakikaten öyle...
O kdr sıcak,o kdr s...enden bi yazı olmuş ki...
Yazdıklarını dikkatle ve samimiyetle okuyanlar,seninle birlikte o günlere giderler ama sadece giderler...
Yeniden doğuşu anlatmışsın resmen.Zamanında dibe girdiğini,şimdi de zirveye oynadığını duyurmuşsun cümle alame.Haklısın.En çok ileriye giden ok,en fazla geri çekilmiş yaydan çıkarmış.
Burda kokusunu buram buram aldığım bu genç kadın,oklarını 2011'in üzerine üzerine fırlatıcaktır eminim.Ve 2010'un ondan aldıklarını,2011'den fazlasıyla çıkaracaktır.
Tabi yeri dolmayacaklar hariç!
Yeri dolmayacakları da özleyecektir...
Benim gibi...Bizim gibi...
Bi fotoğrafa bakıp kalacaktır dakikalarca.
ve dua edecektir sonra tüm samimiyetiyle...
Hayattayken nefesini üflediği en sevdiği,
nefesi tükendiğinde de rahat etsin diye...
İnancın bol,2011'in bal gibi olsun.
Seni seviyorum...
December 31, 2010 at 1:07pm ·
Hande Turan O cümle kimin biliyor musun? benim eve yardıma gelen Filiz ablanın:)
December 31, 2010 at 1:10pm ·
AsLı Ergün ağladım hem de hüngür hüngür...2011 tüm güzellikleri beraberinde getirsin,hayatında değer verdiğin başka bir şeyi senden almadan...sevgiler...
December 31, 2010 at 1:23pm ·
Dilek Mankır .....hayatımızı O'nun verdiği çorba tarifleriyle yudumluyoruz....
December 31, 2010 at 1:43pm ·
Lale Suman Koch Neslihan'cim hüngür hüngür agliyorum... Canim arkadasim insallah bu günden sonra hic birsey sizleri üzmesin.
December 31, 2010 at 2:12pm ·
Kemal Özen İyi seneler Neslihan'cım, geçmiş senelerde yaşadığın güzellikleri tekrar tekrar yaşayacağın iyi bir yıl olur umarım, mektubun adını da 2010'a veda diye yazsaydın da üzerimize alınmasaydık :-) Öperim
December 31, 2010 at 2:15pm ·
Meltem Bekman ne güzel bir ifade yeteneğidir bu... Annen ve Baban şu an seninle bir kez daha gurur duyuyorlardır Neslihan'cım...içim acıyor böyle zamanlarda biraz daha çok. Ama tamda senin ifade ettiğin gibi hayat bize işte bu durumda tutunacak dallar nasip ediyor. Çok şükür... Herşey gönlünce olsun ve hep böyle kal. Nice mutlu yıllara...
Neslihan V. Kilic@Handuşum, ne muhterem bir insanmış Filiz abla, hürmetler :)
@Kuziş Gonciş, bekledim biraz sendeki sağnak dursun diye, durdu mu?:) Feci ok atarım aman haaa:pp Ben de sizi çook seviyommm!
@Aslı'cım, değer verdiklerimiz hep bizimle olsun, bizl...e çoğalsın, çok tatlısın, tşk&sevgi benden :)
@Dileqqqque'im, ah ahhhh :((
@Lale'cim, amiiin, hayat hiçbirimizi üzmesin, iyi ki varsınız :)
@Kemal'cim, zeki adamsın vesselam, anafikri kapmışsın;) Sadece sen kendi üzerine alınma yeter, başka alınacak varsa mani olmayım. İyi yıllar dilerim, hürmetler :)See More
December 31, 2010 at 2:52pm · ·1 personLoading...
Neslihan V. Kilic @Meltem'im, sen de ne güzel bir arkadaşsın böyle. Senin anneciğinin de seninle gurur duyduğuna eminim. Bu iç acıması, özlem hiç geçmese de biz hep daha iyiye gideceğiz, şükredeceğiz. Öpüyorum, sarılıyorum, iyi yıllar diliyorum :))
Neslihan V. Kilic @Fer'im Balim, arim balim peteğim, sen sus gözlerin konuşsun, biz birbirimizi anlarız nasılsa:))
@Tayfun'um, şu kalp işareti nasıl çıkartılıyor bilmiyorum ama işte ondan:)
December 31, 2010 at 3:36pm ·
Yasemin Cicu Neslihancımmm, duygularımı kelimelerle ifade edemiyorum, kendini ifade edişin, duygularını tasvir edişin ta içimin içinden etkilendimmm. Senin gibi melek arkadaşlarım olduğu için çok mutluyum... yok ağlamayacaktım ama insan bazan gözyaşlarını tutamıyor işte...sımmsıkı kucaklıyorum seni canım arkadaşımmm
December 31, 2010 at 3:53pm ·
Begüm Taşal Neslicim, kalemine ve yüreğine sağlık, umarım herşeye rağmen 2010'da başlayan bu güzellikler 2011'de de artarak devam eder ve 2011 de teşekkür edilecek bir yıl olur. Çok öperim, iyi yıllar,
December 31, 2010 at 4:08pm ·
Neslihan V. Kilic @Yase'cim, sen 2010'un bana getirdiği en güzel şeylerin başındasın, luv u :))
@Melis'im duygularımız karşılıklı, Fatih duymasın ;))
@Begüm'cüm, çok tşk ederim, tüm dileklerine amiiinnn, sizlere de iyi yıllar :)
December 31, 2010 at 4:34pm ·
Ülkü Öner Asma İçi de dışı da çok güzel, sıcacık bir insansın sen canım. Gözlerim dolu dolu okudum. İçimi ısıttın yılın bu son günü, dilerim 2011 de senin içini ısıtır. :)
December 31, 2010 at 4:40pm ·
Demet Bayraktar Neeeess, bu sene cok cok cok guzel olsun, sana hediyeler sunsun, surprizler yapsin, cok mutlu ol! Seni seviyoruz! Kardesin Demo :)
December 31, 2010 at 7:18pm via Facebook Mobile ·
Müge Kılıç Dünkü hoppidi hoppidi yeni yıl coşkusundan çok daha anlamlı oldu yazını okumak yeni yılın ilk sabahının uyandığım ilk saatlerinde.... Gerçekten sen başkasın, Neslim... Kendini zaman zaman eksik etsen de İstanbuldan ve defalarca söz versek te daha sık görüşmeye ve araya hep birşeyler girse de umutlarımı yeşertmeye, unuttuklarımı hatırlatmaya ve daha çok içsel yolculuğuma çıkmama yardım ettiğin yazılarınla da olsa hayatımdan hiç çıkma emi kuzicim :-)
January 1 at 12:37pm ·
Kıymet Özyurtbir elini ben, diğer elini ağabeyim tutup, saçlarını okşarken ve kulağına kelime-i şahadet getirirken sonsuzluğa uğurladık annemi.
Tansiyonu, nabzı, kalp atışları ve nefesi gözümüzün önünde o kadar drastik bir hızla düşmeseydi asla bırakamaz...dım onu, inanamazdım gittiğine, bilemezdim o an ölümü gördüğümü.
2011'in ilk gözyaşları, seni o kadar iyi anlıyorumki... Çok mutlu olacağın bir yıl diliyorum canım. Kocaman öpüyorum.
January 1 at 2:49pm ·
Olcay Kılıç Neslihancım, öylesine içten dile getirmişsin ki yaşadıklarınızı, ağladım okurken. Yeni yıl sana güzel günler getirsin. Sevgiler.
January 1 at 2:53pm ·
Aynur Seskir canım benim yaaa yine darma duman ettin beni...sen her zaman çok mutlu olmayı hak ediyorsun... Tüm bu zorluklar arasında hep kendi inşa ettiğin güzel şelere tutunarak ayakta kaldın.. Bundan sonra da bu azminle, hayata bu bilgece bakışınla ve annenin ve tüm dostlarının duaları ile yepyeni bir hayatı kucaklayıp çok mutlu olaksın inşallah... her zaman yanındayız ve seni çok seviyoruz, bunu iç unutma...
January 1 at 9:46pm ·
Neslihan V. Kilic@Ülkü'cüm, 2011'de tüm müslüman ve din kardeşlerimizin, beni senin gözlerinle görmelerini diliyorum v sana kocamaan sarılıyorum:)
@Dem'cim, yazdıklarının aynısında, duble pls. Ben de sizi çook seviyorum cnm kardeşim:)
@Kuzicim, çoğu zaman o ...hoppidi mod daha iyi, görüşünce öyle takılalım biz, bu mod benim sadece yazı modum;)
@Tatlım Kıymet'lim, beni çok iyi anladığına eminim, hep çok yakınımdaydın, iyi ki öyleydin, öpücükkk:)
@Olcay hnm'cım, 2011 hepimize güzel günler getirecek, eminim, sarılıyorum:)
@Aynur'um nadidem, hani "dizlerimle" ilgili bir bölüm var ya; sen hep benim dizlerimden biri, nefesimdeki en yaşamsal oksijendin. Oscar alıyor olsaydım şu an şöyle derdim: "Aynur Seskir olmasa ben bu ödülü asla alamazdım";) Seni tanıyor olmak hayatımdaki en büyük şanslardan:)))See More
January 2 at 2:04am · ·1 personAynur Seskir likes this.
Neslihan V. Kilic Meltem, Mert, Ayşe, Çiğdem, Özge, Esenç ve Eşref abi yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim, yerim ben sizin o yazımı beğenen parmaklarınızı :))
Gözde Külahçıoğlu Güçlü arkadaşım; 2011 yılında bütün mutluluklar seninle oldun.....
January 2 at 7:36pm ·
Meriç Dinçsoy o kalp işareti nasıl yapılıyor ben de bilmiyorum;sana onun en büyüğünden vermiş Allah...
January 2 at 9:18pm ·
Neslihan V. Kilic @Gözde'cim, olsun valla, hepimizle olsun, daha çok, daha çook olsun:)
@Meriç'im, feci kalbimden vurdun beni, vayssss :)
@Zaf'cım, koşa koşa ördek getirmiştin bana, hiç aklımdan çıkmıyor o ya, oyy oyyyy:( P.S. I love u, toooooo :)
January 3 at 12:27am ·
Pınar Yüce Sarıoğlu Cok ozel, cok guzel herbir kelimen. Aldin goturdun... 2011 ve sonrasi sana hep mutluluk getirsin Neslihancim. Sonsuz sevgiler...
January 3 at 12:08pm ·
Pinar Cebi Wilber Nes ne guzel yazmissin, ama beni de aglattin simdi. Insallah bu sene hepimiz icin cok guzel gecer.
January 3 at 8:45pm ·
Aydan Seskir Özmen nesli, gözlerimi doldurdun ama yüreğimi hafiflettin. zihnine sağlık. hep böyle sağlıklı kalsın, yolunu göstersin. sevgiler.
January 4 at 9:52pm ·
Neslihan V. Kilic@Pınar Yüce'cimmm, senin de okumana, yorum yazmana ve senden haber aldığıma çok sevindim. Hepimiz mutluluktan uçuşalım 2011'de, işşşalllahh :)
@Pınar'ım Çebi'm, ağlama ağlama, artık güzel günler zamanı hatta belki de komşu komşu ;)
@Aydan ab...lacım, ne şahane bir dilek, bayıldım, "zihnim sağlıklı kalıp yolumu göstersin" bunu sonraki yazılarımda kullanmalıyım;) Çok tşk, hepimizin öyle olsun inşallah:)See More
January 4 at 10:22pm ·
Selin Tolan Neslihancim, okurken nefes alamadim, goz yaslarima hakim olamadim...onumuzdeki sene bu zamanlarda bu kalemden bizi sevinc gozyaslarina bogacak bir mektup bekliyorum....cok cok cok guzel bir yil olsun...
January 5 at 1:56pm ·
Esra Ertan supersınn.güçlü olmanın --ayaklarımızın üzerinde durmanın en güzel örneğisin ..2011 senin -benim ve ayakları üzerinde durabilmeyi başarabilen hatunların yılı olsunnnnn
January 5 at 4:30pm ·
Neslihan V. Kilic@Selin'cim, bunca güzel dilek ve bendeki bu sağlam inançla olacak Allah'ın izniyle. Önümüzdeki sene sevinç mektubu, söz, hepimiz için öyle olsun inşallah :) Çok çok çookk tşk:)
@Esra'cım, estağfirullah, eminim herkes kendi hayatında zor gün...ler yaşamıştır/yaşıyordur. 2011 hepimiz için harikaaaa olsun :)
Sunday at 9:49pm ·
Ulca Sungu MissetNeslihancim, seni ilk tanidigimda, sadece bir aile dostunun kiziydin.. ayni okulda olmamiza sasirmistim, cunku tanismiyorduk. Tanistik, birbirimizin hayatina girdik, beraber tatillere gittik, bazen ayri dunyalarin insanlariydik, bazen o zamanki sorunlarimizin (!) ayniligi karsisinda beraber sasirdik.
Benim o zaman ait Neslihanim demir gibiydi..Disiplinini, kafana koydugunu yapmak icin caba sarfetmeni ve bu yolda da kendine olan guvenini ve inancini ilgiyle izledim.. Her sabah azimle yilmadan yaptigin 10 dakikalik egzersizlerini, tutkunu.. sonra da Marmariste tatilde bacaklarinin muntazamligini kiskanclikla izledim )) Ozellikle benim gibi take it easy, chill tipli birisi icin puzzle kutusu gibi birseydin..
Sonra yillar gecti, sular akti, ben gurbete, sen ise kotu gunlere girdin. Haberlerini burdan alsamda, herkesin hayatinda mutlaka bir kac kere yaptigi gibi ben ve basiretim anlasamadik, ve seni anlamsiz bir bicimde aramadim. Zaman gectikce de utandim sanirim.
Sonra ansizin bir Ankara ziyareti sirasinda Anneciginle Karum Budakaltinda yemek yedim. Daha dogrusu ben yedim, o ise sanirim son 10 yildir agzina lokma koymamisti..O gur siyah saclarini, gur kahkahalarini aradim. Bir terslik vardi..Ogrendim sonradan, icim burularak. Yillar sonra seninle House Cafe'de oturacak, icim burularak o yillardir tanidigim guclu kadinin kendisi gibi azimli kizini dinleyecektim, ama malesef icimi yakan bir konu uzerinde..
Tum bunlarla yasamaya calismak, azmini, direncini, umudunu yuksek tutmak, tutunmak ve hatta tutnmasina yardim etmek. Ve tum bunlari yaparken dimdik durabilmek.
Ici gibi disi da guzel arkadasim. Hayat sana hakettigini gani gani versin.
Iyi ki varsin!
21 hours ago ·
Neslihan V. Kilic Ulca'cım, bir daha ağlamayacaktım, söz vermiştim kendime, olmadı. Dağıttın beni, önce sicim gibi içime içime ağladım sonra tutamadım hönküre hönküre ağladım. Şimdi ben bütün bu güzel dileklerle, gazlarla naparım?: Yakarım, Roma'yı bile yakarım :) Ve seni çoook seviyorum, sen de iyi ki varsın.
6 minutes ago ·
Etiketler:
2010,
2011,
arı sütü,
bal,
facebook,
organik bal,
organik kestane balı,
organik yayla balı,
propolis
7 Ocak 2011 Cuma
Tek ve bütünüm!
Harika, harika, harika bir akşam geçirdim bu akşam.
Yemekler süüüpeeeerrrr oldu.
Döktürmüşüm haberim yok.
Saymaya başlayınca en az 10 çeşit yemek çıktı ortaya.
Bir kuş sütü eksik diyeceğim ama meslek icabı evde "Arı Sütü" zaten sebil :)
Malumunuz o da doğadaki en değerli besin, daha ne olsun;)
Çorbası, zeytinyağlısı, mezesi, eti, pilavı, salatası, ezmesi, tatlısı herşey enfes, hepsi birbirinden leziz.
İçecekler gani.
Oleeyyy, aramızda kimse içki içmiyor, sigara içmiyor, yaşasın Yeşilay.
Evim tertemiz, mis gibi, mis gibi de kokuyor. Bir yanda mumlar yanıyor, diğer tarafta mandalin ve yasemin karışımı hafif tatlı bir oda kokusu elektrik prizinden tüm eve yayılıyor dalga dalga.
Eğer mutluluk kelimesini 5 duyunla açıkla deseler "koku" kati surette benim listemin başında gelir.
Kendim güzel kokunca, saçım güzel kokunca, evim, sokağım, bahçem, arabam, içinde bulunduğum ortam, 24 saat kokusunu burnumda duyduğum o özel kişi güzel kokunca acayyiiip mutlu oluyorum.
Mutfağımdan güzel güzel yemek kokuları geliyor.
Misafirlerimin getirdiği akıl uçurucu güzellikteki çiçekler müthiiiiş kokuyor.
Velhasılı bu gece herkes, herşey güzel kokuyor.
Ve ben çok mutluyum.
*****
Zamanlama konusunda tüm son zamanlarımda olduğum gibi yine ufak bir problem yaşıyorum ama onu da düzeltcez pek tabii ki, hiç sorun değil.
Hatalı zaman planlaması home-office çalışmanın bir handikapı. Ama dediğim gibi henüz başlarda olduğum için sadece şimdilik....
Yakında Hitler bile kıskanacak dakikliğimi, haaalltttt! :p
*****
Allah'ım, bir iltifat alıyorum, bir iltifat alıyorum sormayın gitsin.
Koltuklarım kabarıyor, havalara giriyorum, 100 yıllık ev kadını artistliğine bürünüyorum.
Ama sabah kuşağı programı tipi değil, kariyer de yaparım yemek de tadında:)
Seke seke mutfakla salon arasında koşturuyorum.
"Çorbası biteeenn?"
Boşalan tabakları kapıp mutfağa geliyorum, fokurdayan tencerelerden yemekleri koyuyorum.
"İşte gelddiiiii"
Yerime oturmadan tekrar mutfağa koşuyorum.
içerden bağırıyorlar:
"E hadi gel artık, başlamak için seni bekliyoruuzz"
"Tamam, tamam geliyorum, siz beni beklemeyin başlayııınn ltfffnnnn."
"Neydi, neydiii, ne yapacaktım?"
"Hah, tamam hatırladım, fırın"
Elime geçirdiğim gibi yanmaz eldivenleri fırındaki borcamı kapıp masaya uçuyorum.
"Ta taaammm, değmesin yağlı boya, borcam sıcak"
O sırada kahkahalar yükseliyor.
Zero dolu kadehlerimiz havalanıyor: "Sağlık, mutluluk, bereket, kısmet, aşk ve Şebo'muzun karnındaki bebişe" içimizde ne dilek varsa ona içiyoruz, çın çınnnn.
Henüz aldığım yudumu yutmadan "Aaaaaa unuttum, unuttum yandı ekmekler" diye bağırarak kendimi zor atıyorum mutfağa.
Acayip neşeli bir kahkaha daha patlıyor...
*****
Saçıma, kiloma, soframa, yemeklerime, evime sürekli iltifat alıyorum.
Ve itiraf ediyorum, bu benim çoook hoşuma gidiyor, şımarıyor da şımarıyorum :))
*****
Tabaklar masadan kalkarken çayı getiriyorum.
Çay olmazsa olmaz.
Ohhh sıcacık bir yudumda hepimiz kendimize geliyoruz.
Ve sonra da gecenin anlam ve önemine...
*****
Aralarda her fırsatta ikili gruplar halinde birbirimizi tenhada kıstırıp iki lafın belini kırıyoruz; pısır pısır pısırrr.
Elinde tabakla içerden gelen üçüncü hemen atlıyor, "ne, ne, ne konuşuyorsunuz?"
Haydaaaa dön başa, başla baştan anlatmaya.
Yalçın artık sabırsızlanıyor.
"E hadi gelin başlıyorum"
Ve başlıyor Yalçın hazırladığı presentasyonu bize anlatmaya.
O anlatıyor biz dinliyoruz, şaşırıyoruz, yorum yapıyoruz, anlamıyoruz "ama nasıl yaniii?" diye soruyoruz, arada ciddiyetimizi kaybedip geyiğe sardırıyoruz.
Kendimizi ti'ye almanın doruklarına çıkıyoruz.
Yalçın "höt" der gibi bir bakış fırlatıyor hemen sus pus olup, akıllı öğrenci kıvamına geçiyoruz.
Aralarda ihtiyaç molası ya da çay/su/gazoz/kola/fanta/fruko/tatlı takviyesi için içeriye koşup sonra hemen geri gelip masadaki yerimizi alıyoruz.
Kademe kademe bir boy daha olgunlaştığımızı, olduğumuzu hissediyoruz.
Bilmediğimiz biiiir sürü şeyi öğrenip, anlamadığımız biir sürü şeyin farkına varıyoruz.
Bu her saniyesi çok değerli spiritüel eğitimin sonunda geldiğimiz nokta içimizdeki o gerçek "AŞK"ı, Mevlana'nın "AŞK"ını bir kez daha sınırsızlaştırıyor, bedenimizden, 5 duyumuzdan ve zihnimizden çok ötelere taşıyor.
"Allah birdir ve tektir. Ve bizler bu bütünün birer parçasıyız.
Olan da olmayan da bütünün hayrına olduğu için öyle olmuştur.
Bu hayata gelmemizin/tecrübe etmemizin bir sebebi vardır.
Dünya sevgiyle dönüyor.
Kendini eğitmek; bu yolda yılmadan, bıkmadan, sabrederek düzenli olarak çalışmak, ben kimimi, bu dünyadaki amacımızı sorgulamak varoluş sebebimizdir.
Ve Kuantum; yaptığın/düşündüğün her hareket/ her düşünce bir enerjidir. Enerjiler evrende kaybolmaz, mutlaka bir surette bir gün sana geri dönecektir!"
Şimdi sorarım size dostlarla geçirilen müthiş bir akşamdan, böyle süper bilgiler öğrenmekten, manevi huzur ve tatminden ve ilahi aşktan daha öte bir sebep var mıdır, benim şu an hissettiğim sonsuz mutluluğu içinde hissetmek için?
Ben bu yolda ilerlemeyi seçiyorum.
Sizin de cevabınızı duydum, yolumuz açık olsun :))
Nes, tek ve bütün!
Not: Fotoğrafta soldan sağa: Mark, Hülya, Aynur, bendeniz, Şebnem ve Yalçın.
Her ne kadar halay ekibi görüntüsü vermiş olsak da sevgi yumağı halindeyiz aslında;)
Yazı Tarihi: 07/01/2011
Yemekler süüüpeeeerrrr oldu.
Döktürmüşüm haberim yok.
Saymaya başlayınca en az 10 çeşit yemek çıktı ortaya.
Bir kuş sütü eksik diyeceğim ama meslek icabı evde "Arı Sütü" zaten sebil :)
Malumunuz o da doğadaki en değerli besin, daha ne olsun;)
Çorbası, zeytinyağlısı, mezesi, eti, pilavı, salatası, ezmesi, tatlısı herşey enfes, hepsi birbirinden leziz.
İçecekler gani.
Oleeyyy, aramızda kimse içki içmiyor, sigara içmiyor, yaşasın Yeşilay.
Evim tertemiz, mis gibi, mis gibi de kokuyor. Bir yanda mumlar yanıyor, diğer tarafta mandalin ve yasemin karışımı hafif tatlı bir oda kokusu elektrik prizinden tüm eve yayılıyor dalga dalga.
Eğer mutluluk kelimesini 5 duyunla açıkla deseler "koku" kati surette benim listemin başında gelir.
Kendim güzel kokunca, saçım güzel kokunca, evim, sokağım, bahçem, arabam, içinde bulunduğum ortam, 24 saat kokusunu burnumda duyduğum o özel kişi güzel kokunca acayyiiip mutlu oluyorum.
Mutfağımdan güzel güzel yemek kokuları geliyor.
Misafirlerimin getirdiği akıl uçurucu güzellikteki çiçekler müthiiiiş kokuyor.
Velhasılı bu gece herkes, herşey güzel kokuyor.
Ve ben çok mutluyum.
*****
Zamanlama konusunda tüm son zamanlarımda olduğum gibi yine ufak bir problem yaşıyorum ama onu da düzeltcez pek tabii ki, hiç sorun değil.
Hatalı zaman planlaması home-office çalışmanın bir handikapı. Ama dediğim gibi henüz başlarda olduğum için sadece şimdilik....
Yakında Hitler bile kıskanacak dakikliğimi, haaalltttt! :p
*****
Allah'ım, bir iltifat alıyorum, bir iltifat alıyorum sormayın gitsin.
Koltuklarım kabarıyor, havalara giriyorum, 100 yıllık ev kadını artistliğine bürünüyorum.
Ama sabah kuşağı programı tipi değil, kariyer de yaparım yemek de tadında:)
Seke seke mutfakla salon arasında koşturuyorum.
"Çorbası biteeenn?"
Boşalan tabakları kapıp mutfağa geliyorum, fokurdayan tencerelerden yemekleri koyuyorum.
"İşte gelddiiiii"
Yerime oturmadan tekrar mutfağa koşuyorum.
içerden bağırıyorlar:
"E hadi gel artık, başlamak için seni bekliyoruuzz"
"Tamam, tamam geliyorum, siz beni beklemeyin başlayııınn ltfffnnnn."
"Neydi, neydiii, ne yapacaktım?"
"Hah, tamam hatırladım, fırın"
Elime geçirdiğim gibi yanmaz eldivenleri fırındaki borcamı kapıp masaya uçuyorum.
"Ta taaammm, değmesin yağlı boya, borcam sıcak"
O sırada kahkahalar yükseliyor.
Zero dolu kadehlerimiz havalanıyor: "Sağlık, mutluluk, bereket, kısmet, aşk ve Şebo'muzun karnındaki bebişe" içimizde ne dilek varsa ona içiyoruz, çın çınnnn.
Henüz aldığım yudumu yutmadan "Aaaaaa unuttum, unuttum yandı ekmekler" diye bağırarak kendimi zor atıyorum mutfağa.
Acayip neşeli bir kahkaha daha patlıyor...
*****
Saçıma, kiloma, soframa, yemeklerime, evime sürekli iltifat alıyorum.
Ve itiraf ediyorum, bu benim çoook hoşuma gidiyor, şımarıyor da şımarıyorum :))
*****
Tabaklar masadan kalkarken çayı getiriyorum.
Çay olmazsa olmaz.
Ohhh sıcacık bir yudumda hepimiz kendimize geliyoruz.
Ve sonra da gecenin anlam ve önemine...
*****
Aralarda her fırsatta ikili gruplar halinde birbirimizi tenhada kıstırıp iki lafın belini kırıyoruz; pısır pısır pısırrr.
Elinde tabakla içerden gelen üçüncü hemen atlıyor, "ne, ne, ne konuşuyorsunuz?"
Haydaaaa dön başa, başla baştan anlatmaya.
Yalçın artık sabırsızlanıyor.
"E hadi gelin başlıyorum"
Ve başlıyor Yalçın hazırladığı presentasyonu bize anlatmaya.
O anlatıyor biz dinliyoruz, şaşırıyoruz, yorum yapıyoruz, anlamıyoruz "ama nasıl yaniii?" diye soruyoruz, arada ciddiyetimizi kaybedip geyiğe sardırıyoruz.
Kendimizi ti'ye almanın doruklarına çıkıyoruz.
Yalçın "höt" der gibi bir bakış fırlatıyor hemen sus pus olup, akıllı öğrenci kıvamına geçiyoruz.
Aralarda ihtiyaç molası ya da çay/su/gazoz/kola/fanta/fruko/tatlı takviyesi için içeriye koşup sonra hemen geri gelip masadaki yerimizi alıyoruz.
Kademe kademe bir boy daha olgunlaştığımızı, olduğumuzu hissediyoruz.
Bilmediğimiz biiiir sürü şeyi öğrenip, anlamadığımız biir sürü şeyin farkına varıyoruz.
Bu her saniyesi çok değerli spiritüel eğitimin sonunda geldiğimiz nokta içimizdeki o gerçek "AŞK"ı, Mevlana'nın "AŞK"ını bir kez daha sınırsızlaştırıyor, bedenimizden, 5 duyumuzdan ve zihnimizden çok ötelere taşıyor.
"Allah birdir ve tektir. Ve bizler bu bütünün birer parçasıyız.
Olan da olmayan da bütünün hayrına olduğu için öyle olmuştur.
Bu hayata gelmemizin/tecrübe etmemizin bir sebebi vardır.
Dünya sevgiyle dönüyor.
Kendini eğitmek; bu yolda yılmadan, bıkmadan, sabrederek düzenli olarak çalışmak, ben kimimi, bu dünyadaki amacımızı sorgulamak varoluş sebebimizdir.
Ve Kuantum; yaptığın/düşündüğün her hareket/ her düşünce bir enerjidir. Enerjiler evrende kaybolmaz, mutlaka bir surette bir gün sana geri dönecektir!"
Şimdi sorarım size dostlarla geçirilen müthiş bir akşamdan, böyle süper bilgiler öğrenmekten, manevi huzur ve tatminden ve ilahi aşktan daha öte bir sebep var mıdır, benim şu an hissettiğim sonsuz mutluluğu içinde hissetmek için?
Ben bu yolda ilerlemeyi seçiyorum.
Sizin de cevabınızı duydum, yolumuz açık olsun :))
Nes, tek ve bütün!
Not: Fotoğrafta soldan sağa: Mark, Hülya, Aynur, bendeniz, Şebnem ve Yalçın.
Her ne kadar halay ekibi görüntüsü vermiş olsak da sevgi yumağı halindeyiz aslında;)
Yazı Tarihi: 07/01/2011
Etiketler:
arı sütü,
bal,
ibadet,
meditasyon,
NeVital,
organik bal,
polen,
propolis,
Reiki,
yoga
20 Haziran 2010 Pazar
21 Haziran'a ÖZEL YILIN EN UZUN GÜNÜ KAMPANYASI !!!
1 adet Arı Sütü, Polen, Propolis, Kestane Balı ya da
1 adet Arı Sütü, Polen, Kestane Balı ya da
1 adet Arı Sütü, Polen, Yayla Balı alana
1 adet POLEN HEDİYE!!!
Yok POLEN istemiyorum diyorsanız yukarıda belirtilen kampanya ürünlerinden 2 adet alın,
1 adet GEVEN BALI 'nı HEDİYE'sine terfi edin!!!
Arı sütü, propolis, polen ve %100 doğal kestane balımızdan oluşan karışımımız bakın nelere iyi gelmektedir;
Arı sütü;
- Kanser, kalp-damar sistemi zayıflıkları ve astım gibi çeşitli hastalıklarda bağışıklık sistemini güçlendirme, vücudun direncini arttırma, metabolizmayı düzenleme, hücre yenilenmesini sağlama etkileri vardır.
- Kemoterapi ve radyoterapinin güçlü yan etkilerine karşı beden direncini arttırır.
- Alzheimer ile mücadelede etkin bir destektir. Hafızayı ve zekayı güçlendirir, unutkanlığı giderir.
- Damarları açar, damar tıkanıklığını önler. Tansiyonu düzenler.
- Kolesterol seviyesini kontrol altında tutar.
- Sindirim sistemi rahatsızlıkları, reflü ve ülsere iyi gelir. Hazmı kolaylaştırır, kabızlığı önler.
- Organizmayı gençleştirir, hücre yenilenmesini hızlandırır ve tetikler.
- Sara(epilepsi) hastaları için şifa kaynağıdır.
- Diabetlilerin, düzenli almaları halinde insülin kullanımını yarı yarıya kadar azaltabildiği gözlemlenmiştir.
- Çoğu romatizmal sorunlara, kansızlığa(anemi) ve çeşitli göz hastalıklarına karşı etkilidir.
- Doğal ve güçlü antidepresandır. Zayıflamış sinir sistemine olumlu etkileri vardır.
- Saç dökülmelerini ve saç sorunlarını önemli ölçüde giderir.
- Antibakteriyel etkiye sahiptir.
- Alerjilere iyi gelir.
- Yoğun antibiyotik kullananları destekleyici besin olarak takviye eder.
- Uyku düzensizliğini giderir.
- Diyetlerde, içeriğindeki zindelik veren özel maddeler sebebiyle vücut direncini arttırarak dengeli bir beslenme sağlar.
- Viral hastalıklara karşı direnç sağlar.
- Yüksek oranda protein, vitamin, mineral madde içerdiğinden besleyici değeri büyüktür.
- Kemik ve kas kuvvetsizlikleri ve iştah arttırmada olumlu etkileri vardır.
- Anti-kanser, anti-oksidan, anti-mikrobiyal, anti-romatizmal, anti-viral, anti-astımatik, anti-inflamatory, anti-diabetik, anti-tümoral aktivite, yara kapama ve doku tamir etkileri, deri enfeksiyonları, anestezik, sindirim, bağışıklık ve kalp-damar sistemlerine olumlu etkileri bulunmaktadır.
- Ağır enfeksiyonlar ve kanserle mücadelede etkindir.
- Tümörlü hücrelerin küçülmesinde etkilidir.
- Faranjit, kronik bronşit, astım, nezle ve benzeri solunum yolu rahatsızlıklarında, kulak enfeksiyonlarında, genel ağız, burun, gırtlak sağlığı için suya damlatılan propolis ekstraktında deva bulunur.
- Akciğer, karaciğer ve yüksek kan basıncı rahatsızlıklarında iyileştirici etkisi bulunur.
- Diş ve diş eti rahatsızlıkları, ağız içi iltihap, yaralar, apseler, aftlar ve ağız kokusuna iyi gelir.
- Sedef hastalığına doğrudan iyi gelir.
- Yaraların iyileşmesini 4 kata kadar hızlandırır.
- Deri mantarları ve zararlı bakterileri durdurur. İyileşmeyen yanıklarda, influenza ve herpeste iyileştirici etkisi vardır. Doku yenileyicidir.
- Bağırsak paraziti, ülser, mide iltihabı gibi sindirim sistemi rahatsızlıklarına iyi gelir.
- Giardi ve kolitte, servikal ve üriner sistem rahatsızlıklarında etkilidir.
- 100 kata kadar antibiyotik etki içerdiği tesbit edilmiştir.
- Kılcal damarların geçirgenliğini azaltır. Kapillar damarları güçlendirir.
- Tüberküloza denenmiş devadır.
- Ateş düşürücüdür.
- Gastrik ülserin iyileştirilmesini sağlar.
- Şampuana katıldığında saç sağlığına ve kepeğe karşı iyi gelir.
- Polen hastalıktan kalkanları kısa sürede eski enerji ve canlılığına kavuşturan bir kuvvet şurubudur.
- Kansızlığın(anemi) giderilmesine yardımcı olur: alyuvar sayısını %25-30, hemoglobini %15 oranında yükseltir. Bir ay süre ile her gün bir tatlı kaşığı polen yedirilen bünyelerdeki alyuvarların milimetre küpte 500.000 arttığı gözlemlenmiştir.
- Polende bulunan aminoasitler saçın gelişmesinde önemli rol oynar ve saçın dökülmesini önler.
- Prostat hastalarında iyileştirici rol oynar.
- Kabızlığı ve bağırsak mikroplarını ortadan kaldırır, inatçı ishalleri tedavi eder.
- Görme ve düşünme yeteneklerini arttırır.
- Sinirliliği ortadan kaldırır ve rahatlatır.
- Aç karnına alındığında zayıflamaya, tok karnına alındığında kilo alımına yardımcı olur.
* Özel indirimler, fırsatlar, hediyeler, kampanyalar ve bizden haberler için sitemize üye olmanız yeterli.
Ayrıca NeVital Facebook ve Twitter'da:
http://www.facebook.com/group.php?gid=103482749689796&ref=ts#!/group.php?gid=103482749689796&ref=ts
http://twitter.com/NeVital
Etiketler:
21 Haziran,
arı sütü,
bal,
beslenme,
en uzun gün,
kampanya,
kestane balı,
NeVital,
organik bal,
polen,
propolis,
Sağlık
16 Haziran 2010 Çarşamba
NeVital'in Babalar Günü Kampanyası
http://www.nevital.com/tr/kampanyalar.as p
NEVİTAL'İN BABALAR GÜNÜ KAMPANYASI (15-21 HAZİRAN 2010)
Dünyaları önüme serseler bir nefesine değişmem,Dünyaları önüne serebilsem sana verebileceğim bir nefese denk düşmem.
Ömrün uzun, günlerin sağlıklı olsun BABAM, iyi ki varsın.
Bu sene babamıza gömlek ya da cüzdandan daha değerli bir hediye verelim.
Çünkü hayat nefes, hayat nefis...
Arı Sütü, Polen, Propolis ve Kestane Balının doğadan gelen mucizevi güçlerini siz de BABA'nıza hediye edin.
Arı sütü, propolis, polen ve %100 doğal kestane balımızdan oluşan karışımımız bakın nelere iyi gelmektedir;
Arı sütü;
- Kanser, kalp-damar sistemi zayıflıkları ve astım gibi çeşitli hastalıklarda bağışıklık sistemini güçlendirme, vücudun direncini arttırma, metabolizmayı düzenleme, hücre yenilenmesini sağlama etkileri vardır.
- Kemoterapi ve radyoterapinin güçlü yan etkilerine karşı beden direncini arttırır.
- Alzheimer ile mücadelede etkin bir destektir. Hafızayı ve zekayı güçlendirir, unutkanlığı giderir.
- Damarları açar, damar tıkanıklığını önler. Tansiyonu düzenler.
- Kolesterol seviyesini kontrol altında tutar.
- Sindirim sistemi rahatsızlıkları, reflü ve ülsere iyi gelir. Hazmı kolaylaştırır, kabızlığı önler.
- Organizmayı gençleştirir, hücre yenilenmesini hızlandırır ve tetikler.
- Sara(epilepsi) hastaları için şifa kaynağıdır.
- Diabetlilerin, düzenli almaları halinde insülin kullanımını yarı yarıya kadar azaltabildiği gözlemlenmiştir.
- Çoğu romatizmal sorunlara, kansızlığa(anemi) ve çeşitli göz hastalıklarına karşı etkilidir.
- Doğal ve güçlü antidepresandır. Zayıflamış sinir sistemine olumlu etkileri vardır.
- Saç dökülmelerini ve saç sorunlarını önemli ölçüde giderir.
- Antibakteriyel etkiye sahiptir.
- Alerjilere iyi gelir.
- Yoğun antibiyotik kullananları destekleyici besin olarak takviye eder.
- Uyku düzensizliğini giderir.
- Diyetlerde, içeriğindeki zindelik veren özel maddeler sebebiyle vücut direncini arttırarak dengeli bir beslenme sağlar.
- Viral hastalıklara karşı direnç sağlar.
- Yüksek oranda protein, vitamin, mineral madde içerdiğinden besleyici değeri büyüktür.
- Kemik ve kas kuvvetsizlikleri ve iştah arttırmada olumlu etkileri vardır.
- Anti-kanser, anti-oksidan, anti-mikrobiyal, anti-romatizmal, anti-viral, anti-astımatik, anti-inflamatory, anti-diabetik, anti-tümoral aktivite, yara kapama ve doku tamir etkileri, deri enfeksiyonları, anestezik, sindirim, bağışıklık ve kalp-damar sistemlerine olumlu etkileri bulunmaktadır.
- Ağır enfeksiyonlar ve kanserle mücadelede etkindir.
- Tümörlü hücrelerin küçülmesinde etkilidir.
- Faranjit, kronik bronşit, astım, nezle ve benzeri solunum yolu rahatsızlıklarında, kulak enfeksiyonlarında, genel ağız, burun, gırtlak sağlığı için suya damlatılan propolis ekstraktında deva bulunur.
- Akciğer, karaciğer ve yüksek kan basıncı rahatsızlıklarında iyileştirici etkisi bulunur.
- Diş ve diş eti rahatsızlıkları, ağız içi iltihap, yaralar, apseler, aftlar ve ağız kokusuna iyi gelir.
- Sedef hastalığına doğrudan iyi gelir.
- Yaraların iyileşmesini 4 kata kadar hızlandırır.
- Deri mantarları ve zararlı bakterileri durdurur. İyileşmeyen yanıklarda, influenza ve herpeste iyileştirici etkisi vardır. Doku yenileyicidir.
- Bağırsak paraziti, ülser, mide iltihabı gibi sindirim sistemi rahatsızlıklarına iyi gelir.
- Giardi ve kolitte, servikal ve üriner sistem rahatsızlıklarında etkilidir.
- 100 kata kadar antibiyotik etki içerdiği tesbit edilmiştir.
- Kılcal damarların geçirgenliğini azaltır. Kapillar damarları güçlendirir.
- Tüberküloza denenmiş devadır.
- Ateş düşürücüdür.
- Gastrik ülserin iyileştirilmesini sağlar.
- Şampuana katıldığında saç sağlığına ve kepeğe karşı iyi gelir.
- Polen hastalıktan kalkanları kısa sürede eski enerji ve canlılığına kavuşturan bir kuvvet şurubudur.
- Kansızlığın(anemi) giderilmesine yardımcı olur: alyuvar sayısını %25-30, hemoglobini %15 oranında yükseltir. Bir ay süre ile her gün bir tatlı kaşığı polen yedirilen bünyelerdeki alyuvarların milimetre küpte 500.000 arttığı gözlemlenmiştir.
- Polende bulunan aminoasitler saçın gelişmesinde önemli rol oynar ve saçın dökülmesini önler.
- Prostat hastalarında iyileştirici rol oynar.
- Kabızlığı ve bağırsak mikroplarını ortadan kaldırır, inatçı ishalleri tedavi eder.
- Görme ve düşünme yeteneklerini arttırır.
- Sinirliliği ortadan kaldırır ve rahatlatır.
- Aç karnına alındığında zayıflamaya, tok karnına alındığında kilo alımına yardımcı olur.
2 adet Arı Sütü, Polen, Propolis ve Kestane Balı karışımı veya
2 adet Kişiye Özel Karışım alana
1 adet %100 doğal GEVEN Balı NeVital'in BABALARIMIZA HEDİYESİ!
Üstelik 50TL ve üzeri tüm kargo gönderimleri ÜCRETSİZ!
www.NeVital.com
Etiketler:
arı sütü,
Baba,
Babalar Günü,
hediye,
kestane balı,
NeVital,
organik bal,
polen,
propolis
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



